1965 yılında Afyon’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun oldu (1987). 8., 9., 10. ve 11. Kalkınma Planlarının hazırlanmasında görev aldı. SSK Genel Müdürlüğünde Müfettiş, Acıbadem Sağlık Grubunda Satın Alma ve Lojistik, Pazarlama ve Kurumsal İletişim ile Hastane Direktörlükleri yaptı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Soysal Güvenlik Reform Projesi’nde danışmanlık yaptı. 2013-2017 yıllarında T.C. Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcılığı yaptı. Halen kurucusu olduğu özel bir şirkette çalışmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 1 Ekim 2008 tarihinde tümüyle yürürlüğe girdi. Genel Sağlık Sigortası (GSS) açısından tüm toplumu eşit hak ve yükümlülükler çerçevesinde, kamu sağlık güvencesi içine alan yeni yapıda, doğumundan ölümüne kadar tüm bireyler bu güvence içinde sağlık hizmetlerine erişeceklerdir.
Sosyal Güvenlik Reformu kapsamında, tüm toplumun hak ve yükümlülüklerde eşit bir sağlık güvencesine kavuşturulması amacıyla çıkarılan Genel Sağlık Sigortası (GSS) 2006 yılında TBMM tarafında kabul edilmiştir. Ancak Kanun uygulanma imkanı bulmadan Anayasa Mahkemesi kararı gerekçe gösterilerek önemli bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu yazının kaleme alındığı tarihte TBMM Genel Kurulunda yapılan görüşmelerde son aşamaya gelmiş olup, GSS ile ilgili kritik maddeler görüşülerek Tasarı’nın ilgili maddeleri kabul edilmiştir.
Bu yazımızda söz konusu kritik değişiklikler ile GSS’de gelinen son duruma yer verilecektir.
Her ne kadar Genel Sağlık Sigortası yasası yürürlüğü girmemiş olsa da, Genel Sağlık Sigortası’ndan beklenen uygulamalar büyük ölçüde devreye girmiştir. Bu kapsamda tüm vatandaşlara ulaşılabilir bir sağlık sistemi kurulması büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. 2007 yılı itibari ile sosyal güvenlik kurumlarının kamu bütçesinden yapılan transferlerin toplamı tahakkukta 26.445 Milyon YTL, tahsilatta ise 33.224 Milyon YTL olarak açıklanmıştır. 2008 yılında ise tahakkukta tahmin edilen transfer açık tutarı 28.803 Milyon YTL, tahsilatta ise 37.030 Milyon YTL olarak açıklanmıştır.(1) Peki söz konusu açığın ne kadarı sağlık harcamalarından kaynaklanmaktadır. Bu yazımızda kamu sağlık finansmanına ilişkin son rakamları ve toplam sosyal güvenlik açığı içerisinde sağlıktan kaynaklanan açığı sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Hekimlerin tam gün çalışıp çalışmaması konusu, uzun yıllar boyunca kamuoyunun ve vatandaşların gerçek gündeminde kalmayı başarmış nadir konular arasında yer almıştır. Hekimlerin saat 16 ya kadar kamuda sağlık hizmetini yürütürken, saat 16 dan sonra aynı görevini muayenehanesinde veya özel bir sağlık tesisinde yapması nedeniyle, kamudaki yetkilerini ne ölçüde kullandığı, tartışmanın esasını oluşturmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu üzerinde yapılması düşünülen değişiklikler, Bakanlar Kurulu tarafından imzalanarak 27.11.2007 tarihinde TBMM’ye sevk edildi. Tasarı tali komisyon olan Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonunda görüşülerek bekletilmeden, hükümetin önerdiği metin aynen kabul edilerek esas komisyon olan Plan ve Bütçe Komisyonuna gönderildi. Plan ve Bütçe Komisyonu tarafından Tasarı 11.12.2007 tarihinde görüşülerek alt komisyona havale edilmiştir. Tasarı’nın yıl içinde yasalaşması beklenmektedir. Ancak yürürlük tarihine ilişkin henüz bir netlik söz konusu değildir.
Son günlerde tam gün yasası üzerine çok yoğun bir tartışma ortamı yaşıyoruz. Konuya finansal açıdan baktığımızda, tartışmanın özünde hekimlerin muayenehanelerini kapatmaları için razı olacakları tutarın ne olacağı ve bu tutarın kamu sağlık finansmanına olan etkisi yer almaktadır.
Genel Sağlık Sigortası’nın 2007 yılı içinde 2 defa ertelenmesinin ardından, üçüncü defa ertelenmesi tartışmaları başlamışken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sayın Faruk Çelik tarafından yasanın 15 Kasım’da TBMM’ye sunulacağı, Aralık başında da TBMM’de yasalaşacağı bilgisi verildi. Ancak yasanın yürürlük tarihinin 1.1.2008 sonrasına kalıp kalmayacağı henüz netlik kazanmış değil. Anayasa Mahkemesi kararı ışığında yasada yapılması düşünülen değişiklikler Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) web sayfasında yayımlandı. Yasanın GSS hükümleri itibariyle yapılması düşünülen değişiklikler şu şekilde özetlenebilir:
Bu konuyla ilgili ilk yazımızda Sağlık Hizmetlerinde Yaş Gruplarına Göre Kısıtlama Yapılması ve Harcamanın Bedelinin Belli Oranda Ödenmemesi ve Prim Borcu Olan Kişilerin Sağlık Hizmetlerinden Yararlandırılmamasının Anayasa’ya uygun olduğunu belirtmiştik. Diğer üçüncü ve dördüncü maddeler ise şöyle;
Anayasa Mahkemesinin, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile ilgili gerek Cumhurbaşkanının, gerekse 116 milletvekilinin açmış olduğu iptal davasıyla ilgili verdiği karar, sonuçları itibariyle oldukça tartışmalara konu olmuş, ancak gerekçesi yeterince tartışılmamıştır. Bunda 2007 yılının gerek Cumhurbaşkanlığı seçimlerine, gerekse genel seçimlere sahne olması da önemli ölçüde etkili olmuştur.
58’inci ve 59’uncu Hükümetler döneminde sağlık hizmetlerinin sunumu ve finansmanında yürütülen projeler ve yasa çalışmaları, kamuoyunda yoğun bir tartışma ortamı içerisinde gerçekleştirilmiştir. Ancak 22 Temmuz seçimleri sonucunda ortaya çıkan tablo, bir anlamda uygulanan bu politikalara halkın onay verdiği şekline yorumlanmıştır.